Ülkemizde Çevre Koruma Projeleri

0
320

Çevre Koruma Projeleri

Yurdumuzda doğal çevreyi korumaya yönelik çeşitli önlemler alınmakta, bunlarla ilgili proje çalış-
maları yapılmaktadır. Bunların en dikkat çekicilerinden biri de sulak alanlar ile ilgili hazırlanan projelerdir.
Örneğin, Uluabat Gölü ile ilgili uygulanan proje bunlardan biridir. Bu projeyi tanıtmadan önce sulak
alanlarla ilgili bazı özellikleri birlikte inceleyelim.

215

 

Sulak Alanlar

Sulak alanlar, tropikal ormanlar gibi yeryüzünün en yüksek oranda oksijen üreten ekosistemleridir.
Sulak alanlar ve göller, ekosistemlerde görülen farklılıklar nedeniyle çok sayıda canlının yaşama imkânı
bulduğu bioçeşitlilik alanlarıdır.

Türkiye sulak alanlar bakımından Avrupa ve Orta Doğu’nun en zengin ülkesidir. Çevre ve Orman
Bakanlığınca yapılan değerlendirmelerde 250 tane doğal alanın uluslararası öneme sahip olduğu tespit
edilmiştir.

Uluabat Gölü

üluabat Gölü, Bursa ili sınırları içerisinde ve
Bursa’ya 25 km uzaklıktadır. Su seviyesi yıllara ve
mevsimlere göre değişmekle beraber Uluabat
Gölü, normal su seviyesinde 160 km2 yüzey alanı-
na sahip derinliği fazla olmayan tatlı su gölüdür.

Ortalama derinliği 2.5 m, en derin yeri Halilbey
Adası cıvarında 10 m.dır.Üzerinde en büyüğü
Halilbey Adası olmak üzere irili ufaklı 9 ada bulun-
maktadır.

Gölü besleyen en önemli su kaynağı Mustafa
Kemal Paşa Çayı’dır. Gölün suları, Uluabat Deresi
ile Susurluk Çayı’na ve bu çay aracılığıyla da
Marmara Denizi’ne boşalmaktadır.

Gölün çevresi uygun iklim koşulları ve nitelikli

topraklarıyla ülkemizin en verimli tarım alanlarından birine sahiptir. Yöre halkı geçimini genellikle
balıkçılık, hayvancılık ve tarımdan sağlamaktadır.

Uluabat Gölü’nde Bioçeşitlilik

Uluabat Gölü’nde dünyada nesli tükenme tehlikesi altında olan küçük karabatak, tepeli pelikan, bıyık-

lı sumru ile su samurları ve nilüfer bitkisi yaygın olarak görülür.

Uluabat Gölü, kuşların göç yolları üzerinde bulunması ve önemli
kuş alanlarından biri olan Kuş Gölü’ne yakın olması nedeniyle kuş
varlığı yönünden yalnızca ülkemizin değil, Avrupa ve Orta Doğu’nun
da en önemli sulak alanlarından biridir.

1996 yılında, yaklaşık 429.000 su kuşunun gölde yaşadığı tespit
edilmiştir (Fotoğraf 2).

Büyük ve sığ bir göl olan Uluabat, sucul bitkiler açısından
Türkiye’deki en önemli göllerden biridir. Islak çayırlar, söğütler, sazlık-
lar, nilüfer yatakları, su sümbülleri yaygın olarak görülen bitki tür-
leridir. Gölde genellikle turna, sazan, kızılkanat, kerevit, feki gibi 21

değişik balık türü bulunmaktadır. Turna ve sazan ticari öneme sahip balıklardır. Göl çevresinde görülen
memeli türleri; su samuru, çakal, tilki, porsuk ve tavşandır. Su samuru dünyada nesli tehlike altında olan
bir memeli türüdür.

Uluabat Gölü Çevresinin Sosyoekonomik Yapısı

Uluabat Gölü çevresinde 17 yerleşim birimi bulunmaktadır. Apolyont antik kenti üzerine kurulmuş olan
ve kentsel sit statüsündeki Gölyazı Beldesi’nin temel geçim kaynağı, gölün çevresindeki diğer yerleşim-
lerden farklıdır (Fotoğraf 1). Tarımsal arazi yetersizliği nedeniyle temel geçim kaynağı balıkçılıktır. Halkın
yaklaşık %85’i balıkçılıkla geri kalanı tarımla uğraşmaktadır. Ana geçim kaynağının balıkçılık olması


Fotoğraf 1: Uluabat Gölü, Gölyazı köyü kıyıları


Fotoğraf 2: Uluabat Göl’ü yurdumuzun önemli kuş alanlarından biridir.

216

 

nedeniyle gölün kirlenmesi doğrudan Gölyazı’yı etkilemektedir. Başta Gölyazı olmak üzere göle sınırı olan
11 yerleşim alanı göldeki su ürünlerinden yararlanmaktadır. Balıkçılık kooperatifine üye olanlara ait gölde
yaklaşık 700 tekne vardır. Bir gün önceden atılan ağlar sabah erken saatlerde toplanmakta, avlanan
balıklar her gün kooperatifin organize ettiği mezatta açık artırma yöntemiyle tüccarlara satılmaktadır.

Uluabat Gölü Yönetim Planı Süreci

Uluabat Gölü Projesi, gölden çeşitli şekilllerde yararlanan insanların katılımıyla gölü korumak için
oluşturulmuş bir projedir. Göl, Ramsar Alanı statüsünü 1998 yılında aldı. Bu doğrultuda Doğal Hayatı
Koruma Vakfı ile Çevre ve Orman Bakanlığının iş birliği içinde Yönetim Planı çalışmalarına başlanmıştır.

Öncelikle gölün çevresindeki toplumsal ve ekolojik yapıyı korumaya yönelik araştırma çalışmaları
gerçekleştirildi. Elde edilen bilgiler yöre halkı ve projenin taraflarıyla paylaşılarak tartışmaya açıldı.

Uluabat Gölü Yönetim Planı; merkezî ve yerel yönetim, üniversite, sivil toplum kuruluşları, birlikler,
balıkçılar, sanayiciler, çiftçiler, avcılar ve diğer ilgili grupların temsilcilerinin katılımı ile gerçekleştirilen
toplantılarda “Ulusal Sulak Alan Komisyonunca” onaylanarak yürürlüğe girdi. Uluabat Gölü Yönetim
Planı, başından itibaren etkin katılımla oluşturulmuş, Türkiye’deki tek yönetim planı olma özelliğine

sahiptir.

Uluabat Gölü Projesi’nin iki anahtar kavramı vardır. Bunlardan
birincisi sürdürülebilir ve akılcı kullanım, diğeri ise etkin
katılımdır. Ayrıca projenin dört ana hedefi bulunmaktadır:

 

 

 

 

CEVAP VER