Türklerin Müslüman Oluşu

0
100

Orta Asya coğrafyasında yaşayan Türkler, yerleşik hayata geçtikleri dönemden itibaren diğer din ve kültürlerin etkisi altına girmişlerdi. Sibirya’dan Baykal Gölü’ne kadar uzanan Asya’nın ortasında büyük bir hakanlık kurmuşlar ve bir taraftan Çin Devleti’ni, diğer taraftan da Sasani Devleti’ni tehdit etmeye başlamışlardı. Türkistan ve Maveraünnehir’de yaşayan Türkler, 5 ve 6. yüzyıllarda Budizm, Zerdüştlük, Manihaizm ve Hristiyanlık dinleriyle tanışmışlardı. İslamiyetin, Türklerin yoğun olarak yaşadıkları coğrafyaya ulaştığı dönemlerde Gök Tanrı inancını muhafaza eden Uygur, Hazar ve Bulgar Türkleri yabancı din ve kültürlere geçmeye başlamışlardı.

Türk kavimleri hakkında İslam kaynaklarında verilen bilgiler ile Göktürk Kitabeleri, Gök Tanrı dinini benimseyen Türklerin tek tanrıya inandıklarını göstermektedir. Orhun Kitabeleri’ne göre, Gök Tanrı dini, peygamberi ve kutsal kitabı olmayan bir din olup adına “kam veya şaman” denilen rahipler tarafından idare edilirdi. Kamlar her türlü dinî ayinleri idare eder, bayramlarda, kutsal gün ve gecelerde yapılan merasimleri yönetirlerdi.

Türkler, Göktürk Devleti’nin yıkılmasından sonra çeşitli bölgelere dağılmış ve farklı kültürler ile dinlerin etkisinde kalmışlardır. Türk dünyasının doğusunda bulunan Uygurlar, millî dinleri olan Gök Tanrı inancını terk ederek Mani, Buda ve Hristiyan dinlerine girerken batıda yerleşmiş bulunan Hazarlar İslam ile Hristiyanlık ve Yahudiliği, İdil-Volga Bulgarları İslamiyeti, Tuna Bulgarları ise Hristiyanlığı benimsemeye başlamışlardı.

Türkler, Müslüman Araplarla ilk olarak Emeviler Döneminde karşılaşmışlardır. Emevi idaresindeki Müslüman ordular, Maveraünnehir’e kadar ilerlemiş ve Semerkant ile Buhara gibi önemli şehirleri fethetmişti. Türkistan’da hüküm sürmeye başlayan Emevi idaresinin bazı olumsuz davranışları ve siyasi tutumlarından dolayı bu dönemde Türklerin İslam’a girişi küçük gruplar ve bireysel düzeyde kaldı. Emevilerin siyasi baskılarından bunalan ve aralarında Türklerin de bulunduğu geniş halk kitlelerinin desteğini arkasına alan Abbasiler, Emevi iktidarına son verdiler.

Abbasi Devleti’nin kurulmasıyla birlikte Türkler, İslam dinine daha yakın ilgi duymaya başladılar ve gruplar hâlinde hızla İslamiyeti benimsediler. Talaş Savaşı (Miladi 751) esnasında Türkler, Abbasi Devleti’nin yanında yer alarak hem bu savaşın sonucunu hem de kendi tarihlerinin yönünü değiştirdiler. Eğer Türkler, Orta Asya’ya doğru ilerleyen ve kendilerini de tehdit eden Çin ordusukarşısında zayıf düşen Müslüman ordularına yardım etmeselerdi Abbasi Devleti büyük bir yenilgiye uğrayabilirdi. Türkler, bu savaşta gösterdikleri büyük askerî başarılarından dolayı Abbasi idarecilerinin dikkatini çekmiş ve devletin korunması görevine getirilmişti.

Karahanlılar, İdil-Volga Bulgar Devleti’nden sonraki ilk Müslüman Türk devletidir. Karahanlıların,

10. yüzyıl başlarında Samanoğulları aracılığıyla İslam dinini benimsemeleri, Orta Asya Türklerinin tarihini etkileyen büyük ve önemli bir olay olmuştur. Bu dönemde İslam,

Türklerin büyük bir çoğunluğunun benimsediği bir din hâline gelmiştir.

Osmanlı Devleti’nin ilk çekirdeğini oluşturan Büyük Selçukluların da İs- lamiyeti kabul etmeleri, Batı Türklerinin tarihini etkilemiş ve günümüze

kadar gelen Müslümanlığın başlangıç noktasını oluşturmuştur.1

İslam, Orta Asya’nın çeşitli bölgelerinde yaşayan Türk topluluklarına 8. yüzyıldan itibaren Emevi ve Abbasi dönemlerindeki çeşitli fetih hareketleri, tüccarlar ve tasavvuf akımlarına mensup dervişler aracılığıyla ulaşmıştır.

Türkler arasında İslamiyet’in yayılmasında dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış olan ehl-i beytin de katkısı büyüktür. On iki imamın sekizincisi olan Ali er-Rıza başta olmak üzere Türkistan’a ehl-i beytten gelen bazı kişiler İslam’ın Türkler arasında yayılmasına katkıda bulunmuşlardır. Ali er-Rıza Kur’an’ı, Hz. Peygamberin sünnetini, İslam’ın temel prensiplerini sade bir dille Türklere anlatmıştır.

Türklerin İslamiyeti benimsemeleri sadece kendi tarihlerini değiştirmemiş, aynı zamanda İslam tarihi üzerinde de önemli etkiler yapmıştır. İktidar kavgaları ile doğudan ve batıdan gelen tehditler karşısında zayıflamaya başlayan İslam dünyası, Türklerin Müslüman olmasıyla birlikte yeni bir güce kavuşmuştur. Türkler, İslam dünyasına akınlar düzenleyen Bizans’ın kendi sınırlarına çekilmesini sağlamış ve Büveyhoğulları’nın baskısı altında kalan Abbasi halifesini kurtarmıştır.

11. yüzyıldan itibaren Türkler arasında yetişen Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Ahi Evran, Sarı Saltuk Gazi ve Seyyit Battal Gazi gibi şahsiyetler, Anadolu’nun çeşitli bölgelerine yayılarak İslamiyeti anlatmışlar ve Anadolu’nun Müslümanlaşmasmı sağlamışlardır. İslamiyetinhızlı bir şekilde bu bölgede yayılması, Türklere de yeni bir ruh ve kuvvet vermiştir. Türkler bu yeni ruh ve kuvvet sebebiyle Asya steplerinden Avrupa’nın içlerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada büyük ve uzun ömürlü devletler kurmuşlardır.

TEILEN
Önceki İçerikAhirete iman
Sonraki İçerikHz. Muhammed Uyarıcıdır

CEVAP VER