Tek Tanrıcılık (Monoteizm) ve Çok Tanrıcılık (Politeizm)

0
305

Tanrı’mn varlığı ve birliğini savunup eşi ve benzeri bulunmadığına inanma biçimine monoteizm veya tek tanrıcılık denir. Tek tanrıcılığın İslam düşüncesindeki karşılığı Allah’ı “birlemek” anlamına gelen tevhittir. Tevhit inancına göre evreni ve içindeki her şeyi yaratan ve yaşatan Allah’tır. Allah, mutlak güç ve kudret sahibidir. O, sonsuz bilgisi ve gücüyle evrendeki her şeye hükmeden bir ilahtır. Allah, her şeyi işiten, gören, başlangıcı ve sonu olmayan (ezelî ve ebedî), yarattıklarına karşı sonsuz şefkat gösteren ve onları seven bir varlıktır.

Tek tanrıcılıkta Tanrı, din gönderen, sadece kendisine ibadet edilen bir yaratıcıdır. Ona ait vasıflar başkasına yakıştırılamaz. Kur’an-ı Kerim, tek tanrıcılık inancını en yalın şekilde şöyle ifade eder: “De ki: O Allah birdir. Allah sameddir (Hiçbir şeye muhtaç olmayıp her şey ona muhtaçtır.). O, doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur.”1

 

  1. Çok Tanrıcılık (Politeizm)

    Politeizm, tek tanrıcılık inancının aksine birçok tanrının varlığına inanmak demektir. Bu inanca göre evrende birden fazla tanrı vardır ve bu tanrıların farklı görevleri bulunmaktadır. Çok tanrıcılık inancı, daha çok ilkel toplumlarda ortaya çıkmış ve farklı şekillerde varlığını devam ettirmiştir.

    Eski Yunan, Mısır, Roma ve İslam öncesi Arap Yarımadası’nda çok tanrıcılık yaygındı. Antik Yunan’da gök tanrı, savaş ve barış tanrısı, güneş tanrısı ve aşk tanrısı gibi çeşitli tanrıların bulunduğuna inanılırdı. Arap Yarımadası’nda da her kabilenin tanrısal bir güçle nitelendirdikleri çeşitli putlar bulunmaktaydı. Bu nedenle İslam dininin ilk muhatabı olan Mekke toplumu, birden fazla tanrının varlığına inandıkları için müşrik olarak isimlendirilmişlerdir.

    Çok tanrıcılık inancını benimseyenler Allah’ın yaratıcı ve güçlü olduğunu kabul etmekle birlikte, Allah’tan başkasına olağanüstü güçler atfederek onlardan yardım beklemişler. Daha çok Güneş, Ay, yıldız gibi gök cisimlerinin yanı sıra bazı doğa güçleri ile canlı ve cansız varlıkları tanrılaştırmışlardır. İslam dini, çok tanrıcılığı Allah’a şirk koşmak olarak değerlendirmiş ve şirkin her türlüsüne karşı çıkmıştır. Kur’an’da bu hususta şöyle buyrulmuştur: “…Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz…”‘

    NOT EDELİM    

    Politeizmin genel prensipleri

  • Çok tanrıcılıkta tanrıların sayısı belirsizdir.

Çok tanrıcılık inancında yer alan her tanrının belirli bir görevi vardır

 

. Tanrıtanımazlık (Ateizm)

Tanrıtanımazlık (ateizm), Tanrı’mn varlığını reddetmek ve Tanrı yokmuş gibi davranmaktır. Tanrıtanımazlık, tarihin tüm dönemlerinde bireysel olarak da olsa varlığını sürdürmüştür. Ateizm, Allah’ın varlığını inkâr ettiği gibi tüm dinlere ve dinlerin tanrı tasavvurlarına da karşıdır. Allah inancı karşısında tepkisel bir düşünce olan ateizm, Batı dünyasının bazı filozofları tarafından benimsenmiş; ancak günümüzde düşünsel dayanaklarını yitirerek zayıflamıştır.

 

Ateistler üç semavi dinin de tanrı anlayışını kabul etmezler. Ateistler, sadece Tanrı’yı değil, Tanrı’yla birlikte iman edilen melek, kutsal kitap, peygamberlik, vahiy ve ahiret inançlarını da reddetmişlerdir. Ateist bir kişi, tavır ve davranışları, hayat tarzı, sahip olduğu kural

ve alışkanlıklarıyla “Tanrısız bir dünya”    .    ,    ,    ,    ,

Ateizmin genel prensipleri şunlardır:

veya “Tanrısız bir yaşam tarzı” kurmayı

-n . . …    • Tanrı’nın varlığını kabul etmezler,

hedefler. Bunun için Tanrı hakkında hiçbir    &

şey düşünmemeye ve kendini dinden ve    * Sanki Tanrı yokmuş gibi yaşarlar,

ibadetlerden uzak tutmaya çalışır.    • Evren ve evrendeki olayların tesadüfen mey

dana geldiğine inanırlar.

Tanrıtanımazlar, Allah’ı inkâr etmenin yanı sıra evrenin varlığını ve evrende meydana gelen olayları da tesadüfe bağlarlar. Bilimsel bir sebebini bulamadıkları tüm olayların bir tesadüf sonucu meydana geldiğini savunurlar. Tanrı’nın yokluğunu iddia edip onun varlığı hakkında ileri sürülen tüm delilleri çürütmeye çalışarak bunların yetersiz olduğunu söylerler.

Vahye dayanmayan bazı inanç biçimleri ve düşünce akımları, ruhsal bunalım, ahlaki çöküntü, toplumu bir arada tutan temel değerlerdeki yozlaşma, sosyal ve kültürel dokudaki zedelenme, millî ve manevi duygulara yabancılaşma gibi olumsuzluklara toplumda olumsuz etkilere yol açabilir. Örneğin bunlardan biri olan ve şeytana tapma anlamına gelen satanizm özel olarak Hristiyanlığa, genel olarak da bütün dinlere karşı bir başkaldırı ve isyan hareketi olarak doğmuştur. Satanistler, genellikle bazı problemleri olan gençleri hedef kitle olarak görür. Düşüncelerini bunlara benimsetmeye çalışırlar. Satanistler ayinlerinde insanlara işkence eder, hayvanları öldürür ve şiddeti teşvik ederler. Toplumda huzur ve güveni bozup kargaşaya neden olurlar. Oysa Kur’an-ı Kerim, şeytanın kötülükleri ve tuzakları konusunda bizleri şöyle uyarmıştır: “Ey âdemoğulları! … Şeytana kulluk etmeyin…”

CEVAP VER