Muharrem Orucu

0
101

Sözlükte “haram kılınan, yasaklanan; kutsal olan, saygı duyulan” anlamlarına gelen muharrem, hicri takvime göre yılın ilk ayıdır. Peygamberimiz, muharrem ayını “Allah’ın ayı” olarak nitelendirip ramazandan sonraki en faziletli orucun bu ayda tutulan oruç olduğunu ifade etmiştir.
İbadetler, Allah’ın hoşnutluğunu kazandırdığı gibi insanların ahlakının güzelleşmesine de yardımcı olur. Oruç, insanı Allah’a yaklaştıran ibadetlerden biridir. Bu nedenle oruç döneminde ibadet bilinciyle tavır ve davranışlara her zamankinden daha çok özen gösterilmelidir. Ramazan, Kur’an ayı olduğu için bu ayda Kur’an’ı okuma ve anlama konusunda daha fazla çaba harcanmalıdır.

Muharrem ayının onuncu günü “aşura” diye adlandırılır. Hz. Peygamber bu ayın dokuz, on ve on birinci günlerinde oruç tutmuş; Müslümanlara da bu orucu tutmalarını tavsiye etmiştir.1

Müslümanlar bu aya büyük önem verir. Bu ay boyunca Hz. Peygambere ve onun ehl-i beytine salavat getirir ve başta Hz. Hüseyin olmak üzere Kerbela’da şehit düşenler için mersiye ve dualar okurlar.

Alevi-Bektaşi geleneğinde de muharrem ayının özel bir yeri vardır. Alevi-Bektaşiler, muharrem ayının ilk on iki gününü oruçlu olarak geçirirler. Bu günlerde Kerbela’da Hz. Hüseyin’in ve evladının susuz bırakılmış olmasından dolayı su içmez, eğlence yapmaz ve kurban kesmezler. Oruçlar tutulduktan sonra on üçüncü günü Kerbela Olayı’ndan sağ olarak kurtulan Hz. Hüseyin’in oğlu Zeynü’l-Abidin için şükran kurbanı keser ve aşure kaynatırlar.

Muharrem ayında yetim, fakir ve kimsesizler korunur. Muhtaçlara yardım edilir. Bu ayda aşure pişirerek komşu ve akrabalara dağıtılır.

Oruç Tutarken Nelere Dikkat Etmeliyiz

Oruç tutmak, sadece yemekten ve içmekten uzak durmak değildir. Bu nedenle oruçlu insan, kötü söz ve davranışlardan uzak durmalı, her türlü yalan ve dedikodudan kaçınmalıdır. İnsanlarla iyi geçinmeli, kimseyi kırıp incitmemelidir. Arkadaşları, dostları, komşuları ve akrabalarıyla iyi ilişkiler içinde olmalıdır. Öfke, kin ve nefretten uzak durmalıdır. Daima güler yüzlü, hoşgörülü ve anlayışlı davranmalıdır. Yoksullara yardım etmeli, yaşlı ve kimsesizleri koruyup gözetmelidir.

Ramazan ayı yardımlaşma ve kaynaşma ayıdır. Bu nedenle ramazan ayına has fitre görevini yerine getirmeliyiz. Ayrıca iftar davetlerine, teravih namazına ve mukabelelere katılarak sosyal çevremizle ilişkilerimizi kuvvetlendirmeye çalışmalıyız.

Oruç tutarken sahur ve iftarda yeme içmeye dikkat etmeliyiz. Oruç tutan kimseler, giysi ve beden temizliğine özellikle de ağız ve diş temizliğine daha çok özen göstermelidirler.

Oruç tutan insan, geçerli bir neden yokken orucunu bozacak davranışlardan kaçınmalıdır. Bu ibadetin sabırlı olmayı gerektirdiğini bilmelidir. Sevgili Peygamberimizin, “Oruç sabrın yarısıdır.”1 sözünü unutmamalıdır.

 

CEVAP VER