Hz. Muhammed’in İslam’ı Yayma Çabalan

0
127

Hz. Muhammed Mekke’de başladığı tebliğ faaliyetlerine Medine’ye hicret ettikten sonra da devam etti. İlk iş olarak bir mescit yaptırdı. Yapılan bu mescide “Mescid-i Nebi” adı verildi. Burası sadece ibadet edilen ve namaz kılınan bir yer değildi. Peygamberimiz her fırsatta Müslümanları Mescidi Nebi’de bir araya toplayıp onlara dinin emirlerini anlatıyordu. Müslümanlarda gördüğü eksiklikleri uygun bir dille söylüyor ve onları uyarıyordu. Özellikle namazlardan sonra bir süre mescitte kalıp onlara öğüt veriyordu. Ayrıca Mescid-i Nebi’de, Medine dışından gelen konukları, yabancı ülkelerin temsilcilerini ağırlıyor, görüşmeler yaparak onları İslam’a davet ediyordu.

DEĞERLENDİRELİM    

Hz. Muhammed, Mescid-i Nebevi’nin bitişiğine “Suffa” adı verilen bir yer yaptırmıştı. Burada genellikle ilim öğrenmek isteyen, yoksul, kimsesiz ve yetim kişiler kalırdı. Bunlar, çoğunlukla Peygamberimizin yanında bulunur, ona gelen ayetleri öğrenir, konuşmalarını dinlerdi. Ayrıca Suffa’da kalanlar, yeni bilgiler öğrenmeye ve kendilerini geliştirmeye çalışırlardı. Bunlar arasında yabancı dil öğrenenler bile vardı. Suffa’da yetişenler, Peygamberimiz tarafından başka topluluklara İslam’ı anlatmak ve öğretmek için gönderilirdi. Örneğin, Suffa’da öğrenim gören Muaz bin Cebel, Yemen bölgesine Kur’an ve dini öğretmek için gönderilmişti.

Hz. Muhammed Bedir Savaşı’nda esir alınan bazı kimseleri, Suffa’da öğretmen olarak görevlendirdi. Bu kişilere, on Müslüman’a okuma yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakılacağı sözü verildi. Sonuçta bir kısmı görevini tamamlayınca serbest kalarak Mekke’ye döndü. Bir kısmı ise Müslüman oldu ve burada öğretmenliğe devam etti.

Yukarıdaki metni Peygamberimizin eğitim öğretime verdiği önem açısından değerlendiriniz.

Mescid-i Nebi ‘nin bugünkü görünümü /Medine

BİLGİ KUTUSU    

Hz. Muhammed (s.a.v.)’in Bizans İmparatoru Herakliyus’a gönderdiği mektup: Bismillâhirrahmânîrrahîm. Allah’ın kulu ve peygamberi Muhammed’den Bizans İmparatoru Herakliyus’a. Allah’ın selamı hak yolda olanlara olsun. Seni İslam’a çağırıyorum. İslam’ı kabul et ki kurtuluşa eresin. Allah da sana mükâfatını iki kat versin. Eğer kabul etmezsen halkın günahını sen çekersin. “Ey ehl-i kitap! Sizinle bizim aramızda ortak olan söze geliniz. Sadece Allah ‘a kulluk edelim ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah ‘ı bırakıp da btbirimizi ilahlaştrmayabm… “

Al-i İmrân suresi, 64. ayet.

Herakliyus, okuduklarından ve edindiği bilgilerden Hz. Muhammed’in peygamber olduğuna inanmak niyetindeydi. Ancak çevresinden tepki alınca İslam’ı kabul etmekten vazgeçti. Elçiye iyi davranıp hediyeler vererek geri gönderdi.

İrfan YÜCEL

me Emiri Hevze bin Ali’ye de Salit bin Amr elçi olarak mektup götürdüler.

Kayser Herakliyus, mektubu getiren elçiyi güzelce dinledi ve hediyeler vererek onu nezaketle geri çevirdi. Iran Kisra’sı mektubu okuyunca sinirlendi ve onu yırtıp attı. Necaşi, mektubu ve elçiyi saygıyla karşıladı. Hz. Muhammed’e bir mektup yazarak Müslüman olduğunu bildirdi. Mısır Mukavkısı Cüreyc, Peygamberimizin elçisine hürmet gösterdi fakat Müslüman olmadı. Gassan Emiri Haris, gönderilen mektubu küstahça yere attı ve elçiye saygısız davrandı. Hristiyan olan Yemame Emiri Hevze ise elçiye kötü davranmadı ancak Müslüman da olmadı.

CEVAP VER