Hz. Muhammed neden hicret etti?

0
137

İslam’a çağrının ilk yıllarında, Mekke’nin ileri gelenleri, Hz. Muhammed’in İslam’a davetini pek fazla önemsemediler. Peygamberimiz ve arkadaşlarıyla alay ederek onları küçümsediler. Ancak gün geçtikçe İslam’ı kabul edenler çoğalıyordu. Bu durumdan rahatsız olan müşrikler, Hz. Muhammed ve arkadaşlarına kötü davranmaya başladılar.

Hz. Muhammed’in çağrısı tüm insanlığa yönelikti. Bu nedenle yabancıların Mekke’ye geldikleri hac mevsiminde onları İslam’a davet ediyordu. Bu davetler müşrikleri iyice kızdırdı. Mekkeliler, ona ve arkadaşlarına yönelik baskıları daha da artırdılar. Özellikle yoksul, güçsüz Müslümanlara daha çok eziyet ve işkence ettiler. Müslümanları belli bir bölgeye hapsederek onlarla her türlü alışverişi kestiler.

Müşriklerin yaptıkları baskıların dayanılmaz hâle gelmesi üzerine Peygamberimiz, Müslümanlara Habeşistan’a hicret (göç) etmelerini tavsiye etti. Bunun üzerine Hz. Ali’nin abisi Cafer-i Tayyar’ın başkanlığında bazı Müslümanlar, 615 ve 616 yılında Habeşistan’a hicret ettiler. Bu arada Hz. Peygamberin amcası Hz. Hamza ve Mekke’nin ileri gelenlerinden Hz. Ömer, Müslüman olmuşlardı. Böylece Müslümanlar biraz daha güçlenmişlerdi. Özellikle Hz. Ömer’in Müslüman olmasıyla ilk defa açıkça ve topluca ibadet yapılmaya başlandı.

teklif götürdüler. Ancak Hz. Muhammed, “Allah’a yemin ederim ki sağ elime güneşi, sol elime de ayı koysalar ben yine de yolumdan dönmem.”1 diyerek bu teklifleri reddetti.

Yaşanan bütün olumsuzluklara ve her türlü güçlüğe rağmen, Hz. Muhammed görevini özveriyle yapmayı sürdürüyordu. Gerek Mekkelilere gerekse Mekke dışından gelen insanlara her fırsatta İslam’ı anlatıyordu.

Hz. Peygamber 620 yılında Medineli bir grupla Akabe denilen yerde görüşerek onları İslam’a davet etti. Medineliler de bu daveti kabul ederek Müslüman oldular. 621 ve 622 yıllarında daha büyük gruplar hâlinde Mekke’ye gelerek Peygamberimizle görüşen Medineliler, onu ve Müslümanları kentlerine davet ettiler. Peygamberimize, Medine’ye göç ederse onu, canları gibi koruyacaklarını söyleyip bağlılık yemini ettiler. Hz. Muhammed’in hicretten önce Medine- lilerle görüşmesi ardı ardına üç yıl devam etti. “Akabe Biatları” denilen bu görüşmelerden sonra Müslümanlar, gruplar hâlinde ve gizlice Medine’ye göç etmeye başladılar.

Hicret haberini duyan müşrikler, İslam dininin yayılmasını engelleyemeyeceklerini anlayınca Peygamberimizi öldürmeye karar verdiler. Her kabileden seçilen suikastçılar, Hz. Peygamberin evini kuşattılar. Ancak Peygamberimiz, müşriklerin bu planını önceden haber almıştı. Bir süre sonra Peygamberimiz de Hz. Ebu Bekir’le beraber Medine’ye doğru yola çıktı. Hz. Ali, müşrikleri oyalamak ve Peygamberimizin hicretini mümkün kılmak amacıyla bütün tehlikeleri göze alarak onun yatağına yatmıştı. Müşrikler Peygamberimizi öldürmek üzere eve girdiklerinde Hz. Ali’yi onun yatağında yatarken buldular. Hz. Ali’nin ve diğer sahabilerin hicretteki büyük fedakârlıkları Kur’an-ı Kerim’de şöyle övülmüştür: “İnsanlardan öyleleri de var ki, Allah’ın rızasını kazanmak için kendini feda eder. Allah da kullarına şefkatlidir.”2

BİLGİ KUTUSU

622 yılında Müslümanların, dinleri uğruna Mekke’den Medine’ye göç etmelerine “hicret”, dinleri uğruna her şeylerini Mekke’de bırakıp Medine’ye göç eden Müslümanlara “muhacir”, Müslümanları karşılayıp her şeylerini onlarla paylaşan Medineli Müslümanlara ise “ensar”

Peygamberimiz, Hz. Ebu Bekir’le Sevr Mağarası’nda gizlenirken onları aramaya gelen bir grup, mağaranın girişine kadar geldi. Hz. Ebu Bekir bu durumdan endişelendi. Hz. Mu- hammed de, “Üzülme, Allah bizimledir.” diyerek onu teselli etti. Kur’an-ı Kerim’de bu durum şöyle anlatılır: “Eğer siz Muhammed’e yardım etmezseniz biliniz ki Allah ona yardım etmiştir. Hani, kâfirler onu, iki kişiden biri olarak (Ebu Bekir ile birlikte Mekke’den) çıkarmışlardı; hani onlar mağaradaydı; o, arkadaşına, ‘Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir.’ diyordu…”1

Sevr Mağarası ‘nn temsilî resmi

Hz. Muhammed bir süre sonra yoluna devam etti. Medine yakınlarındaki Kuba köyüne gelerek burada birkaç gün kaldı ve bir mescit yaptırdı. İlk cuma namazını burada kıldı. Daha sonra, Medine’ye hareket etti ve 622 yılının Eylül ayında bu kente ulaştı. Medineliler, Peygamberimizi sevgi gösterileriyle karşıladılar. Peygamberimizin yatağına yatarak büyük kahramanlık ve cesaret örneği gösteren Hz. Ali de emanetleri sahiplerine teslim ettikten sonra Medine’ye hicret etti.

NOT EDELİM    

Hicretin İslam tarihindeki önemli sonuçları:

  • 23 yıllık peygamberliğin “Mekke Devri” sona ermiş, “Medine Devri” başlamıştır.
  • Hicret, sayesinde Müslümanlar, müşriklerin zulüm ve baskılarından kurtulmuşlardır.
  • İslam ‘ ın yayılmasını sağlamıştır.
  • Hicret, Hz. Ömer zamanında hicri takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir.
  • Bu şehrin “Yesrib” olan adı artık “Medine” diye isimlendirilmiştir.

    Ay Doğdu Üzerimize

CEVAP VER