Destansı (Epik) Anlatım-Fiilimsi

0
160

Hazırlık

  1. Uluslararası yarışmalarda (futbol, atletizm, müzik vb.) elde edilen başarının “destan yazmak” deyimi ile özdeşleştirilmesi size ne ifade ediyor?
    1. Bir olayın destanlaştırılarak anlatılmasının sebebi ne olabilir?
  • Türk ve dünya destanlarından birer örnek bularak bu destanların kahramanlarının adlarını söyleyiniz.
  • Destansı anlatımla oluşturulmuş metinler bulunuz. Bu metinleri sınıfta okuyup sizde uyandırdığı duyguları açıklayınız.
    • Okuduğunuz bu metinlerin ortak özelliklerini belirleyip tahtaya yazınız.
  • Aşağıdaki resimde gördüklerinizi ve bu resmin sizde uyandırdığı duyguları sözlü olarak anlatınız.


Y. FOLYALI (kendi koleksiyonu)

 

  1. “Çanakkale Destanı” metninde tarihî olay ve kişilerin nasıl anlatıldığını defterinize yazınız.
  2. Şairin tarihî olay ve kişilerin hangi yönlerine değindiğini söyleyiniz.
  3. Şiirin sizde uyandırdığı duyguları defterinize yazıp sınıfta okuyunuz.
  • Tarih kitabınızdan Çanakkale Savaşı’nı anlatan bir metin bulunuz.
  • Bulduğunuz bu metinle “Çanakkale Destanı” şiirini duygu ve olayları ele alınış yönünden karşılaştırınız. Sonuçları sözlü olarak belirtiniz.
  1. KANİJE KALESİ’NİN FETHİ

    Sadrazam İbrahim Paşa 1600 yılı baharında tekrar sefere çıkıp Kanije üzerine yürüdü. Bu arada Bobofça Kalesi de istirdat edilmişti. Ordu Kanije’yi kırk günden fazla muhasara etti. Kalenin barut mahzeninin infilakı üzerine müdafiler teslim olmak zorunda kaldılar. Kanije, beylerbeyilik hâline getirilip Tiryaki Hasan Paşa’ya verildi. Sadrazam İbrahim Paşa, Temmuz 1601’de yeni bir sefere çıkmak üzereyken serhatta öldü. Yerine, sadaret kaymakamı bulunan Yemişçi Hasan Paşa tayin olundu. Yeni sadrazam hemen Belgrat’a hareket etti. Ordu daha Belgrat’a ulaşmadan Belgrat’ın düşman eline geçtiği haberi geldi. Buraya gidildiyse de asker yenik düştü. Tam bu sırada Erdel ve Boğdan’ı da ele geçirerek Romanya’da bir idare kurmayı planlayan ancak vazgeçip Osmanlı merkezine elçi gönderip itaatini bildiren Mihal’in Avusturya hükümetinin düzenlediği suikasta kurban gittiği haberleri geldi. Böylece Avusturya hükümeti siyasi bir cinayet işlemiş oluyordu. Bu haber üzerine Osmanlı Devleti bölgeye süratle bir ordu sevk edip güvenliği sağladı. Erdel, Eflak, Boğdan’da Osmanlı Devleti’ne bağlı, güçlü bir düzen tesis edildi. Sonuçta Avusturya’nın işlediği bir siyasi cinayet Osmanlı Devleti’nin işine yaramıştı. Avusturya’nın yeni bir taarruz haberi geldi. Arşidük Ferdinand kumandasında bir ordunun Kanije’yi kuşatmakta olduğu, müdafilerin zor durumda bulunduğu öğrenilmişti.

    Genel Türk Tarihi Ansiklopedisi

  2. GENÇ OSMAN

    Bağdat’ın kapısın Genç Osman açtı,

    Düşmanın cümlesi önünden kaçtı,

    Kelle koltuğunda üç gün savaştı,

    Allah Allah deyip geçer Genç Osman!

    Kayıkçı Kul MUSTAFA

    1. “Kanije Kalesi’nin Fethi” ve “Genç Osman” metinlerinde hangi konunun ele alındığını söyleyiniz.
    2. Hangi metni daha gerçekçi ve etkileyici bulduğunuzu nedenleriyle açıklayınız.
    3. Metinleri anlatım yönünden ayıran en önemli farkın ne olduğunu söyleyiniz.

    ■ “Kanije Kalesi’nin Fethi” metninde fiilden türemiş olan isim, sıfat ve zarfların altını çiziniz. Bu kelimeleri, aldıkları eklere göre gruplandırıp tablodaki uygun yerlere yazınız.

    FİİLİMSİ

    İsim-fiiller

    -ma, -ış, -mak

    Sıfat-fiiller

    -acak, -an, -ar -ası, -dık, -maz, -mış

    Zarf-fiiller

    -ıp, -ınca, -arak, -ken, -madan,

    -dıkça, -maksızın, -r…-maz vb.

    uyu-mak

    uyu-y-an

    uyu-y-up

    ■ Fiilimsilerin metnin anlatımına etkisini belirleyip sonuçları defterinize yazınız.

     

     

  3. ■ Tablodaki boş bırakılan yerleri yönergelere uygun olarak doldurunuz.

    i    Fiilimsi eklerini Olumsuzluk şekilleri Fiilimsi ise türü

    0 eri    almış mıdır?    var mıdır?    nedir?

    dol-dur    “-an” sıfat-fiil    doldur-ma-y-an    sıfat-fiil

  4. OĞUZ KAĞAN DESTANI

    Günlerden bir gün Ay Kağan’ın gözü parladı. Erkek oğul doğurdu. Bu oğulun yüzü gök rengi, ağzı ateş kızılı, gözleri ela, saçları ve kaşları kara idi. Güzel perilerden daha alımlıydı.

    Bu oğul anasının göğsünden ilk sütü içip bundan sonra içmedi. Çiğ et, çorba ve şarap istedi. Dile gelmeye başladı. Kırk günden sonra büyüdü. Yürüdü, oynadı.

    Ayakları sığır ayağı gibi, beli kurt beli gibi, omuzları samur omuzu gibi, göğsü ayı göğsü gibi idi. Vücudunun her yeri tüylü idi. At sürüleri güder, ata binerdi. Av avlardı. Günlerden sonra, gecelerden sonra yiğit oldu.

    Bu çağda, bu yerde bir ulu orman vardı. Çok dereler ve ırmaklar var idi. Buraya gelen avlar çok çok, burada uçan kuşlar çok çoktu.

    Bu ormanın içinde büyük bir canavar var idi. At sürülerini ve halkı yerdi. Büyük, yaman bir canavardı. Ağır bir baskıyla halkı ezmişti. Oğuz Kağan bir yiğit, cesur kişi idi. Bu canavarı avlamak diledi. Günlerden bir gün ava çıktı. Çıda ile, ok-yay ile, kılıç ve kalkanla atlandı. Bir geyik yakaladı. Bu geyiği dalın çubuğu ile bir ağaca bağladı. Gitti.

    Ondan sonra sabah oldu. Tan ağaran çağda geldi, gördü ki canavar geyiği almıştır. Gene bir ayı tuttu. Altınlı bel bağı ile ağaca bağladı. Gitti. Bundan sonra sabah oldu. Tan ağaran çağda geldi, gördü ki canavar ayıyı da almıştır.

    Bu sefer ağacın dibinde (kendisi) durdu. Canavar gelip başı ile Oğuz’un kalkanına vurdu. Oğuz, çıda ile canavarın başına vurdu. Onu öldürdü. Kılıç ile başını kesti, aldı, gitti. Gene gelip gördü ki bir sunkar (ala doğan) canavarın içerisini (bağırsaklarını) yemektedir. Yay ile ok ile o sunkarı öldürdü. Başını kesti. Ondan sonra dedi ki: Canavar geyik yedi, ayı yedi çıdam (onu) öldürdü. Demir olduğundandır. Canavarı sunkar yedi. Yayım, okum öldürdü. Bakır olduğundandır, dedi ve gitti.

    Resimli Türk Edebiyatı

  • “Çanakkale Şehitlerine” ve “Oğuz Kağan Destanı”nda geçen olağanüstü olayları ve kişileri söyleyiniz.
  • Bu olayların ve kişilerin anlatıma katkısını belirleyip defterinize yazınız.
  1. ■ İncelediğiniz Türk ve dünya destanlarından hareketle destansı anlatım ile destanlar arasındaki ilişkiyi aşağıya yazınız.

  2. ■ Destansı anlatımla oluşturulmuş metinlerin ortak özelliklerini aşağıdaki şemaya yazınız.

  1. İhtiyar sevincinden bayılmıştı. Kendisine gelince oğlu ona:

  • Ben karaya cenk için çıkıyorum. Sen gemide rahat kal, dedi.

    Eski kahraman kabul etmedi:

  • Hayır. Ben de beraber cenge çıkacağım.
  • Çok ihtiyarsın baba.
  • Fakat kalbim kuvvetlidir.
  • Rahat et! Bizi seyret!
  • Kırk senedir dövüşe hasretim.

    Oğlu:

  • Vurulursun! Vatana hasret gidersin, diye onu gemide bırakmak istedi.

    Kara Memiş, o vakit birdenbire gençleşmiş bir kaptan gibi doğruldu. Duramıyordu. Kalkan, kılıç istedi sonra gemide sallanan sancağı göstererek:

  • Şehit olursam bunu üstüme örtün! Vatan, al bayrağın dalgalandığı yer değil midir, dedi.

    Ömer SEYFETTİN

    ■ “Forsa” metninden ek fiil almış kelimeler bularak bu kelimeleri verilen örneklerde olduğu gibi tablodaki boş bırakılan yerlere yazınız.

    Ek fiil

    Eklendiği Kelimenin Türü

    İsimlendirme

    eskidir

    isim

    Ek fiilin geniş zamanı

    alıyordu

    fiil

    Şimdiki zamanın rivayeti

     

     

  1. OSMANCIK

    Osman Bey, herkesi büyük odaya aldı ve yaş baş sırasına göre sedire, minderlere buyur etti. Kendisi hâlâ ayakta idi. Hizmet edenler çekilip gittikten sonra da oturmadı ve hep ayakta konuştu.

    “Hey benim saydıklarım, ata yerine, kardaş yerine koyduklarım size derim: Domaniç’e yönelmek isteriz, zillet sol yanımızda, şeref sağ yanımızdadır. Nefsimiz sol yanımızda, soyumuz sopumuz sağ yanımızda- dır. Batılın vebali sol yanımızda, Hakk’ın rahmeti sağ yanımızdadır. Haber aldım, haber emanet ederim: İnegöl tekfuru ve Köprühisar tekfuru ve Yarhisar tekfuru ve Karacahisar tekfuru ittifak eylemişlerdir; yayla günü göçümüze ve Söğüt’e saldıracaklardır. Dileyen kendi tedbirini kendi alır, dileyen beni dinler. Ben Ertuğrul Bey Gazi oğlu, Kayı Beyi Osman, ben derim: Gün bu gündür. Batıl bir oldu, hak da bir olmak gerektir. Vurmak kurarlar, vurmak gerektir. Hey benim saydıklarım, ata yerine, kardaş yerine koyduklarım; siz ne dersiniz?”

    Minderde oturan konuk beylerin başları, sedirde oturan Ertuğrul Bey Gazi’nin yoldaşlarına çevrildi. Onlar da tıpkı onlar gibi -sözleşmişçesine- en yaşlıları Kara Tekin’e baktılar.

    Kara Tekin:

    “Bana neye bakarsınız?” diye başladı. Hiç duraklamadan konuştu. Sesi kararlı idi, öylece de sürdürdü. “Beyimiz Osman Bey Gazi dedi ve de güzel dedi, hoş dedi, doğru dedi, uymak gerektir.”

    Sonra Ak Temür’e döndü:

    “Hey benim eli bencileyin titrek, dili genceleyin çevük kardaşım Ak Temür; elinin ayı boğduğu günleri unut ve bir öğüt de sen ver.”

    Bunun üzerine, hoş sözlü, hoş gülüşlü Ak Temür:

    “Bre insafsız, bre bana acımaz kardaş, neye düşürdün aklıma ayı silkelediğim çağları?” diye başladı. “Bak a, ne oldu; ha deyince doğrulmaya gücüm yetmezken yüreğimi kılıç donanmak hevesi bastı.”

    Tarık BUĞRA

  • “Osmancık” adlı metinden içinde fiilimsi bulunan kelime gruplarını tespit ediniz.
  • Fiilimsilerin bu kelime gruplarının oluşumundaki işlevini açıklayınız.


 

  • Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin gibi halk hikâyelerimizin destansı anlatıma örnek olup olmayacağını tartışarak belirtiniz.
  • İşlenen metinlerden hareketle destansı anlatımın kullanılabileceği edebî türleri şemaya yazınız.


 

  • Yaşadığınız önemli bir olayı destansı anlatımın özelliklerini kullanarak yazınız.
  • Yazmış olduğunuz metindeki fiilleri bularak bunların kiplerini ve şahıslarını belirtiniz.
  • Yazdığınız metindeki fiilimsileri gösteriniz.
  1. ■ Siz de “-dır” ekinin kullanılmadığı ek fiil örnekleri bulunuz.

Ölçme ve Değerlendirme

  • Bir fiile    ekleri getirilerek sıfat-fiiller türetilir.
  • Bir fiile    ekleri getirilerek isim-fiiller türetilir.
  • Bir fiile    ekleri getirilerek zarf-fiiller (bağ-fiil) türetilir.
  • Bütün kiplerin birleşik zamanlı çekimi yapılabilir.    (    )
  • Fiilimsilerin olumsuzu yapılamaz.    (    )
  • Destansı anlatımda şiir türünden yararlanılabilir.    (    )
    1. Doğaüstü olaydan bahsedilmesi
    2. Kişilerin ve kavramların üstün özellikleriyle anlatılması
    3. Anlatımda abartıya yer verilmesi
    4. Sanatsız bir dil kullanılması
    5. Coşku ve heyecana yer verilmesi
    1. Beni herkes severdi çocukluğumda.
    2. Sendin bütün korkularımın çaresi.
    3. Ben uzaklarda olmalıyım.
    4. Denize bakan evler gibiydim seninle.
    5. Onu benden, beni ondan ayıran deniz.
    1. Bu elmalar henüz tatlanmamış.
    2. Eski evimiz de bu kadar genişti.
    3. Şu anda olayın gerçek nedenini bilen yok.
    4. Söylediklerine göre bu sınıfın en çalışkanı sensin.
    5. Yarın hava tüm yurtta yağmurlu olacakmış.
  1. Destansı anlatımın özellikleri nelerdir? Açıklayınız.

    Ek fiilin görevleri nelerdir? Belirtiniz.

CEVAP VER