Akidenin Dindeki Yeri

0
658

Akidenin Dindeki Yeri

Akide dinin temelini, asli unsurunu oluşturur. Akidenin veya başka bir deyişle itikadi hükümlerin en önemli özelliklerinden birisi, zamana, yere, fert ve toplumlara göre değişmemesi, daima sabit kalmasıdır. Dolayısıyla ilk insan ve ilk peygamber Hz. Adem’den son peygamber Hz. Muhammed’e kadar bütün İlahî dinlerde değişmeyen esas akidedir, iman esaslarıdır. Peygamberlerin tebliğ ettiği amelî ve ahlaki hükümlerde zaman zaman değişiklik olmuş, sonraki şeriat bir öncekinin getirdiği bir amelî hükmü ortadan kaldırmış veya bir yenisini ilave etmiştir. Hâlbuki akidede bu tarz değişikliklere ve neshe (hükmün kaldırılmasına) rastlanmamaktadır.

İnsanlar Hz. Adem’den sonra hemen tevhid inancından sapmışlar, yıldızlara, tabiat olaylarına, ruhlara, putlara, birtakım insanlara tapınışlardır. İşte o zaman Allah Teâlâ, tevhid dinini yerine getirecek, insanların bozulmuş inançlarım düzeltecek bir peygamber göndermiştir. Gönderilen her peygamberin davet ettiği akide bir önceki peygamberin davet ettiği akideden özde farklı olmamıştır. Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulur: “Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin diye Nuh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı.” Bir başka ayette de “… (Ey ümmetler) her birinize bir şeriat ve bir yol verdik. Allah dileseydi sizleri bir tek ümmet yapardı. Fa-

kat size verdiğinde (yol ve şeriatlerde) sizi denemek için (böyle yaptı). Öyleyse iyi işlerde birbirinizle yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Artık size, üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeyleri(n gerçek tarafını) O haber verecektir.”

buyurmak suretiyle, her ümmetin ruhi, sosyal ve fikri düzeyine göre amelî hükümler kapsayan şeriatler gönderdiğini açıklamaktadır. Bu şeriatlerin hiçbirinde akide değişmemiş, her şeriatte, Allah’ın varlığı ve birliğine, meleklere, kitaplara, peygamberlere, ahirete, kaza ve kadere inanmak gibi esaslar yer almıştır.

Özetle söylersek, İlahî dinlerde akidede bir değişme ve nesh söz konusu değildir. Her peygamber bu akideyi ümmetine tebliğ etmiştir. Fakat bugünkü Yahudiler ve Hristiyanlar. Hz. Musa ve Hz. İsa’nın tebliğ ettiği akide ile, tevhid dininden uzaklaşmışlardır. Bu sebeple de, İslam akaidi ile bu dinlerin inanç esasları arasında esas farklılık ortaya çıkmıştır.

CEVAP VER